Okuyan, yazısında Türkiye’de sosyalist devrimin önüne bir devrim aşamasını çıkaranlara dair bir şeyler söylemek istediğini belirtiyor. Okuyan, kendisinin fikirsel sözcülüğünü yaptığı TKP'nin Türkiye’ye önce demokrasi gelsin yaklaşımını reddettiğini belirtiyor.
Kemal Okuyan bu reddiyeye dayanak olarak ise Lenin'in görüşlerinin bir tersten okumasını önerdiği görülüyor. Okuyan'a göre Lenin’in demokratik devrim üzerine yazdıkları, Rusya’da ve başka birçok ülkede burjuva devrimlerinin hâlâ nesnel bir gerçeklik olduğu dönemlerde yazılmıştı. Okuyan'a göre bolşevikler Rusya'da siyasal mücadele yürütürken, Bolşeviklerin stratejisinden bağımsız, nesnel bir olgu olarak burjuva devrimlerinin de bir gerçekliği bulunmaktaydı. Buradan şu anlaşılıyor: Okuyan Rusya'da devrim gerçekleşirken birbirinden ayrı olgular olarak bir burjuva devrimi gerçekliği ve bolşeviklerin devrim stratejisi olduğunu öne sürüyor. Okuyan'a göre günümüzde bu dönem tamamen kapanmış bulunuyor ve artık komünist partilerin demokrasiyi kurmakla ilişkileri sadece sosyalist demokrasi bağlamında ele alınabilir. (1)
Okuyan yazısında sosyalizmi önceleyen bağımsız bir Türkiye fikrinin daha büyük bir sorunu barındırdığını öne sürüyor. Çünkü Okuyan'a göre bugünün dünyasında, kapitalizm koşullarında, bir ülkenin bağımsız olabilmesi mümkün değildir. Yazar, kapitalizmi yıkmadan bağımsız olma hedefinin o ülkenin emperyalist hiyerarşide üst basamaklara tırmanmasından başka bir şeye hizmet etmeyeceğini öne sürüyor. Okuyan, geçmişte sosyalist devrim perspektifinin Troçkizm ile etiketlenmesinden rahatsızlık duyduğunu da belirtiyor. Stalin geleneğini savunan bir parti olarak, bu tutumlarının yakın tarihlere kadar oldukça ilginç bulunduğunu belirtmekten geri kalmıyor. (1)
Kemal Okuyan'ın yazısındaki görüşler ile Marksist siyaset teorisi arasında uzunca bir mesafe olduğu söylenebilir. Okuyan'ın öne sürdüğü Rusya'da bolşeviklerin stratejisinden bağımsız, ondan ayrı bir burjuva demokratik devrim gerçekliği falan yoktu. Çünkü 20.yüzyılda Rusya'da tüm dünyada olduğu gibi burjuvazi gericileşmiş ve kendi başına devrime yönelebilecek bir sınıf olmaktan çıkmış bulunuyordu. Demokratik kazanımların elde edilmesi ve güvence altına alınması ancak (Bugün olduğu gibi o gün de) işçi sınıfının önderliği altında sağlanabilir durumdaydı. Bolşeviklerin savunduğu siyaset de önce demokrasi sonra sosyalizm şeklinde değil, demokratik devrim ile sosyalist devrimin birbiriyle iç içe geçtiği süreçler olarak ele alınması şeklindeydi. Leninist siyaset teorisinin özü, proletaryanın önderliğinde demokratik devrimi sonuna kadar götürerek sosyalist devrime kapının aralanmasıydı. Ancak Okuyan ve takipçilerinin yaptığı gibi demokratik devrim yerine sosyalist demokrasiyi geçirmek değildi.
Demokratik devrimi sonuna kadar götürerek sosyalizme kapıyı açma şeklindeki Leninist siyaset teorisi güncelliğini yitirmiş değildir. Okuyan ve takipçilerinin artık olanaklı olmadığını söyledikleri bağımsız bir Türkiye fikri ise en temel burjuva demokratik haklardan biri olan kendi kaderini tayin hakkında başka bir şey değildir. Bolşeviklerin sol eğilimli diğer gruplardan ayıran temel farklılıklardan biri burjuva demokratik demokratik bir hak olan kendi kaderini tayin hakkını savunmaları ve emperyalizme karşı ulusal bağımsızlık mücadelesi veren siyasal hareketleri işçi sınıfının müttefiki olarak ele almaları olmuştur.
Okuyan bir yandan emperyalizmin boyunduruğu altında bir ülke olan Türkiye'nin bağımsızlığı fikrini savunulabilir bulmazken, diğer taraftan savunduğu görüşün özünde Troçkist bir yaklaşım olduğunu kabul etmeye yanaşmıyor. Hiç kusura bakılmasın. Demokratik devrim yerine sosyalist demokrasi gibi bir garabeti geçiriyor olmanıza ve yurttaşları emperyalizmin boyunduruğu altında inleyen bir ülkenin sözüm ona "komünistleri" olarak bağımsızlık mücadelesini olanaklı bulmadığınızı söylemenize bakılırsa, savunduğunuz ideolojinin özünde Troçkist olduğundan hiç kimsenin kuşku duymaması gerekir.
Kaynaklar:
1. Kemal Okuyan. Türkiye ve Sosyalist Devrim: Bir Hayalin mi Peşindeyiz? https://gelenek.org/turkiye-ve-sosyalist-devrim-bir-hayalin-mi-pesindeyiz/

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder