Onur değil, sınıf meselesi

Emeklilerin Anayasa Mahkemesi önünde yaptıkları eylem sırasında emekli bir polis memurunun intihar etmesi Türkiye'de işçi sınıfı siyasetinin çıkmazlarını bir kez daha ortaya koydu.

Emekli polis memurunun elinde para değil onur meselesi yazılı bir döviz bulunuyordu. Tek başına bu bile Türkiye'de işçi sınıfı siyasetinin açmazını ortaya koymaya yeterlidir. Sefalete sürüklenmiş olan ve hakları için mücadele eden emekçilerin ellerindeki dövizlerde neden kişisel talepler yerine toplumsal talepler yer almıyor? 


Çünkü Türkiye'de Marksizm uzunca bir zamandır küçük burjuva radikalizmiyle ikame ediliyor. Emeklilerin içine sürüklendiği sefaletin nedenini uluslararası finans sermayesinin diğer bir deyişle mali aristokrasinin ya da aynı anlama gelmek üzere emperyalizmin baskı ve sömürüsünü yoğunlaştıran politikalar oluşturuyor. Bu koşullarda mali aristokrasinin egemenliğine son verecek siyasal gelişmeler ortaya çıkmadıkça geniş kitlelerin içine sürüklenmiş oldukları sefaletin son bulması olanaklı görünmüyor. 

Marksizmin ikamesi küçük burjuva radikalizminin mali aristokrasi ile onunla sınıfsal çıkarları giderek ayrışan sanayi sermayesi ya da orta burjuvazi arasında ayrım gözetmeyen siyaseti, emekçilerin sefaletinin onur meselesi olarak algılanmasına yol açmaktadır. Mali aristokrasi ile sanayi sermayesi ya da orta burjuvazi arasında ayrım gözetmeme yaklaşımı Marksizm değil, küçük burjuva radikalizmidir. Emekçilerin sorunu ise onur değil, sınıf sorunudur.