Siyasi partilerin, sendikaların ve meslek birliklerinin yönetimlerinin mahkeme kararı ile belirlenmesi örgütlenme hakkına müdahaledir.
Sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerin genel kurulları bu örgütlerin en yüksek karar organları niteliğindedir. Genel kurullar aynı zamanda bu örgütlerin geçmiş dönemdeki çalışmalarının onaylandığı yetkili kurullar durumundadır. Bu örgütlerde suç işlenmesi iddiaları gerekçesiyle yönetimlerin görevden alınması yapılması yerine şüphelilerin bireysel olarak yargılanması yoluna gidilmelidir. Bu örgütlerin yönetimlerinin, çalışmaları genel kurullarınca onaylanmış organlarının ya da bizzat genel kurulun kendi işleyişi gerekçesi ile asliye hukuk mahkemeleri yoluyla görevden alınması örgütlenme hakkına yönelik müdahaledir.
Türkiye'de sendikalar, meslek örgütleri ve siyasi partilerde örgütlenen kitleleri işçiler, memurlar, köylüler, esnaf ve sanatkarlar ile tacir ve sanayiciler gibi çok geniş bir topluluk halindedir. Bu toplulukların örgütlenme hakkına yönelik müdahalenin arka planında uygulanan ekonomi politikasının bu toplulukları baskı altında almaya ihtiyaç duymasından kaynaklanıyor. Örgütlenme hakkının savunulması tek tek meslek grupları, sendikalar ya da siyasal partilerle sınırlı olmayacak şekilde topyekûn örgütlenme ve buna yönelik oluşum/platformlarının oluşturulması gereksinimini ortaya çıkarmış bulunuyor. Bu tarz bir topyekûn örgütlenmenin temel özelliğini ise uygulanmakta olan ekonomi politikasının neyle değiştirilmesi gerektiğini açıklığa kavuşturan politik programa sahip olması oluşturmalıdır. Ekonomi politikasındaki yön değişikliğini içerecek şekilde topyekûn örgütlenme/platformlaşmaya yönelik arayışlar önem kazanmış bulunuyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder