İçinde bulunduğumuz yaz aylarında haklarını arayan grupların listesi bir hayli uzun.
Taban maaş düzenlemesi isteyen özel okul öğretmenleri, mülakatın kaldırılacağı sözlerinin tutulmasını bekleyen öğretmen adayları, geçinemeyen gaziler, Kartalkaya faciasında yakını kaybeden ve kamu görevlilerinin yargılanmsını bekleyen aileler, maaşları ödenmeyen Doruk Madencilik ve Yıldız Holding' e bağlı maden işçileri; Artvin, Muş ve Balıkesir'de tarım topraklarını korumak isteyen köylüler, emeğinin karşılığını alamayan karpuz ve fındık üreticileri, Khk mağduru Kesk üyesi emekçiler....Bu grupların hepsi bugünlerde haklarını arıyor.
Bu grupların hak mağduriyeti yaşamasının ortak nedenleri bulunuyor. Hak mağduriyetleri yaşanmasının nedeni emeği ile geçinenlerin, küçük üreticilerin ve halkın sorunlarına duyarsız olan siyasal iktidar. Bu grupların haklarını elde edebilmesi için iktidarın sınıfsal bileşimini değiştirecek birleşik muhalefete gereksinim bulunuyor. Peki bu birleşik muhafeti kim örgütleyecek?
Birleşik muhalefeti örgütleme hedefini genel seçimlerde bir oy Kılıçdaroğlu'na çağrısı yapmaktan kendini alamayan küçük burjuva sosyalizmi savunularından beklemek haksızlık olur. Ne birleşik muhalefet için forum düzenleme aşamasını henüz geçemeyen Sol Parti; ne yerel seçimlerde 500 oy aldıkları ilçelerde bile ortak aday yerine kendi adayını dayatan TKP; ne yüksek politika faizi ile ülkeyi soyup soğana çevirenlerle, işletmesi icradan satılığa çıkarılan sanayiciyi aynı kefeye koyan Emep, ne güncel sorunlarla ilgili Öcalan'a gitmenin dışında somut bir önerisi olmayan Dem Parti; ne de yeni parti kurmaktan başka çözümü olmayan Chp; ne Tip, ne de diğerleri.... Türkiye'deki can alıcı en güncel sorun, var olan küçük burjuva siyasal öznelerin hiçbirinin birleşik muhafeti örgütleme sorumluluğunu üstlenebilecek durumda olmamasıdır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder