1 Mart 2026 Pazar

Laiklik ve tekelci sermayenin kayığı

Tekelci sermayenin laiklik karşıtı siyasetin etkinliğini artırmasını sessizlikle desteklediği görülüyor.

Bunun nedenini tekelci sermayenin sınıf olarak giderek gericileşmiş olmasında aramak gerekir. Çünkü laiklik karşıtı siyaset, eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp özel sektöre ve tarikatlara havale etmiş ve bütçe kaynaklarının tekelci sermaye aktarılmasını güvence altına almış bulunuyor. Bu nedenle laiklik savunusu ile iktidarın sınıfsal bileşiminin değişmesi gereği iç içe geçmiş durumdadır. 

Bu koşullarda iktidarın sınıfsal bileşiminde değişikliğin bir unsuru olarak ortaya çıkmadığı sürece laikliğin savunulması, ayakları yere basan bir siyaset olamaz. Gelinen noktada Kurtuluş Savaşı sırasındaki anti emperyalist nitelikli geniş toplumsal uzlaşının benzerinin tekrar ortaya çıkması olanaklı hale gelmiş bulunuyor. Kurtuluş Savaşı'nın ilk döneminde olduğu gibi işçi sınıfı, köylülük ve milli burjuvazinin antiemperyalist birliği sağlanarak toplumsal ve sınıfsal mücadelenin daha ileri bir noktaya taşınması günümüzde olanaklıdır.

Laikliğin savunulmasının antiemperyalist ve anti kapitalist karakterini gözden kaçırmayan toplumsal ve sınıfsal uzlaşı yaklaşımının başarıya ulaşması ise bu mücadelenin  işçi sınıfı öncülüğünde olması gerekiyor. İşçi sınıfının, küçük mülk sahiplerinin ve milli burjuvazinin bir blok oluşturarak ringte sürekli yumruk yiyen boksör durumundan çıkabilmeleri ise iki koşula bağlıdır. Bu koşullardan biri Atatürkçülüğün şeklen savunusunun bile artık tekelci sermayenin kayığından inmeyi ve iktidarın sınıfsal bileşiminin değişmesini gerektiriyor olmasıdır. Tekelci sermayenin kayığında kürek çekerek herhangi bir toplumsal hakkın olmadığı gibi laikliğin de gerçekçi şekilde savunulması olanaklı olanaklı değildir. İşçi sınıfının sürekli yumruk yiyen boksör konumundan kurtulması için yerine gelmesi gereken ikincisi koşul ise işçi örgütlerinde 'antiemperyalist milli burjuvazi nerede' diye soranların sesinin kısılmasıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder