Diyarbakır Cezaevi'nin müze olması yönündeki öneriler bugüne kadar karşılık bulamadı.
Bahçeli'nin Meclis'te Dem Parti ile tokalaşması sonrasında başlayan süreçte Diyarbakır Cezaevi'nin müzeye dönüştürülmesi olasılığı yeniden gündeme gelebilir.12 Eylül darbesinden sonraki süreçte 1980 - 1984 arasındaki dönemde Diyarbakır Cezaevi'nde 30'u aşkın tutuklu yaşamını kaybetmişti. O dönem Diyarbakır Cezaevindeki işkence ve kötü muamelenin dünyada bir benzerine rastlanmadığı belirtilmekteydi. Cezaevindeki uygulamalara tepki olarak aralarında Mazlum Doğan, Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Necmi Önen, Mahmut Zengin ve Orhan Keskin'in de bulunduğu pek çok tutuklu ölüm orucuna başlama ya da kendini ateşe verme yoluna gitmişti.
Diyarbakır Cezaevi'ndeki uygulamalar herhalde tesadüfi gelişmeler değildi. 12 Eylül sonrasında Türkiye'de oluşturulacak yeni rejimin özellikleri açısından böylesi bir baskı ortamının oluşturulması gerekli görülmekteydi. Çünkü yeni dönemde küresel ekonomiye daha derin bağlarla entegre olunacaktı. Bunun için ise çalışanların ücretlerinin reel olarak baskılanması, sendikalaşmanın engellenmesi ve muhalefetin susturulması gerekecekti.
Muhalefetin dünyada benzeri görülmemiş baskı yöntemleriyle bastırılması için hedef alınması gerekenlerin başında ise Kürtler gelmekteydi. Çünkü 12 Eylül sonrasında kurulacak yeni rejimde sendikasız, güvencesiz iş gücü kaynağı olan yedek sanayi ordusunu en fazla Kürtler oluşturacaktı. Kürtler ne kadar ağır baskı altına alınırsa, yeni rejim o kadar selametle inşa edilebilirdi.
12 Eylül'den sonra kurulan rejimin sürdürücüsü konumundaki siyasetçilerin yaşanan sürecin nedenleri konusunda açıklama yapmasını beklemek gerçekçi olmayabilir. Ancak gelinen süreçte bir helalleşme sağlanacaksa Diyarbakır Cezaevi'ndeki 1980'den sonra yapılan insanlık dışı uygulamalar için de herhalde birilerinin özür dilemesi gerekecek. 1980'den sonra Diyarbakır Cezaevi'nde 'insan olduğunuzu ortaya koymak için size kendinizi yakmaktan başka yol bırakmamıştık, pardon' anlamındaki bir ifade neden Bahçeli'nin ağzından çıkıvermesin?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder